Erken Batma. Hızlı Batma. Mümkünse Hiç Batma.

Silikon Vadisi hakkında beni her zaman şaşırtan şeylerden biri, ürünlerin, yatırımların ve harcanan emeğin ne kadar kolay gözden çıkarılabildiği. Elbette deneysel kültür, “sunk cost” farkındalığı ve hızlı öğrenme; “fail fast, fail often” yaklaşımını besliyor. Ancak açıkça görülüyor ki bunun da bir dengesi olmak zorunda.

Teknoloji medyasında, düşünce liderlerinin bloglarında, hatta tişörtlerin üzerinde sürekli aynı sloganları görüyoruz:

  • Fail Fast
  • Fail Cheaper
  • Experiment. Fail. Learn. Repeat.

Bu söylemler zamanla “vazgeçmeyi yücelten” bir kültüre dönüştü. Startup post-mortem yazıları (örneğin CB Insights’ın meşhur listeleri) artık başarısızlığın derslerinden çok, başarısızlığın kendisini kutlamanın yeni bir yolu gibi.

Oysa bugün “ikonik” dediğimiz şirketlerin çoğu, kuruldukları dönemde otorite kabul edilen çevreler tarafından küçümsenmişti.

Örneğin Facebook, ilk yıllarında ciddi bir başarı olarak görülmüyordu. Google, MySpace ile yaşadığı deneyimlerden sonra “sosyal ağlarda reklam satmanın zor” olduğunu açıkça söylemişti. Daha da ilginci, Google’ın kendisi kurulurken arama motorlarının para kazanamayacağına dair güçlü bir kanaat vardı.

Bugün Asana ve Slack, işbirliği yazılımları pazarında büyümeye çalışıyor. Oysa bu alanın öncülerinden 37signals (Basecamp) hâlâ büyük bir çıkış yapabilmiş değil.

Kısacası: Büyük fikirler zaman ister.
Ve “erken vazgeçmek”, ilk sinyaller kötü diye hemen pes etmek, her zaman doğru karar değildir.

Bu noktada Steve Jobs’un Stanford mezuniyet konuşmasındaki meşhur sözü akla geliyor:

“Bir şeye güvenmek zorundasınız — sezgilerinize, kaderinize, hayata, karmaya… Bu yaklaşım beni hiç yarı yolda bırakmadı.”


Peki Hiç mi Vazgeçmemeliyiz?

Hayır. Gerçekçi olalım: Fikirlerin çoğu o kadar da iyi değildir.
Ve erken aşamada elinizde, başarı ihtimalinizi ölçebileceğiniz tek şey, aldığınız ilk sinyallerdir.

Dolayısıyla “ne zaman vazgeçilmeli?” sorusunun kolay bir cevabı yoktur.

“Her şeyi duvara fırlat, hangisi tutarsa” yaklaşımı teoride işe yarayabilir. Ama bu, sıradan bir girişimci için fazlasıyla pahalıdır. Bu yöntemi genellikle:

  • Risk sermayedarları
  • Seri girişimciler
  • Kurumsal inovasyon ekipleri

uygulayabilir.

Geri kalanlarımız için ise, yıllar içinde gözlemlenmiş bazı dönüş (turnaround) stratejileri var.


Büyüme Durduysa Denenebilecek Stratejiler

1. Değiştir

Ürünü değiştir.
Hedef kitleyi değiştir.
A/B testleri yap.

Değişim ve iterasyon, startup olmanın özüdür. Kazanmak için yapabileceğin tüm değişiklikleri yapmıyorsan, kazanmayı da hak etmiyorsundur.


2. Yeni Mecralar Dene

Teknoloji hızla ilerliyor; yeni platformlar ve mecralar sürekli doğuyor.

Bir dönem özel sosyal ağlar (Ning, Grou.ps) Facebook karşısında tutunamazken, mobil diye yeni bir mecra yükseliyordu. Bu alanı WhatsApp, son derece sade bir ürünle kazandı.

Bu, hem Ning hem de bizim için kaçırılmış bir fırsattı.


3. Brute Force (Güç Kullanımı)

Eğer Box bunu yapabildiyse, teoride sen de yapabilirsin.

Tabii bunun için çok sabırlı, çok güçlü yatırımcılar gerekir. Box IPO’ya hazırlanırken finansal tabloları pek iç açıcı değildi. Ancak yatırımcılar uzun vadeli oynadı, ciddi bir sermaye yaktı ve şirketi pazarda tutmayı başardı.

Evet, bu yol pahalıdır.
Evet, kontrol kaybı yaratır.
Ama bazen satış teklifine “hayır” demek, uzun vadede fark yaratır.


4. Odaklan

Apple’ın Steve Jobs geri döndükten sonraki dönemine bakın.

Apple, Microsoft’un küçümsediği bir alan olan müzik üzerine odaklandı. iPod ve iTunes, Jobs’un NeXT yıllarında biriktirdiği büyük vizyonun ilk dar ama net adımıydı.

Bu, küçük startup’lar için de geçerli.
Kullanıcılarına bak:

  • En aktif segment hangisi?
  • Ürün en çok nerede değer yaratıyor?

Sonra en kısa başarı yolunu seç. Diğer kullanıcıları küstürmek pahasına bile olsa.

Çünkü küçük bir şirket için en kötü senaryo durgunluktur. Sen Starbucks şubesi işletmiyorsun.


5. OEM / Ortaklık

Tesla, zor zamanlarında Mercedes-Benz ile yaptığı teknoloji anlaşması sayesinde nefes aldı.

Sen de daha küçük ölçekte aynısını yapabilirsin.
Ürününü ya da teknolojini daha büyük bir şirkete OEM olarak sunup nakit akışı yaratabilirsin.

Tech medyanın anlattığının aksine, yatırımcılar başarısızlık hikâyesini değil, başarıyı sever. Elindekini yakmak zorunda değilsin.


6. Tam Pivot

PayPal’ın, güvenlik ürününden ödeme platformuna dönüşmesi klasik bir örnektir.

Eğer tam pivot yapacaksan:

  • Çok erken yap
  • Alanla tamamen alakasız bir yere savrulma

Sonuç

Her durum benzersizdir.
Hazır reçeteler yok.

Ama şunu unutma:
Israr her zaman başarı getirmez.
Fakat istikrar her zaman bir erdemdir.

Yaratıcı ol.
Kolay vazgeçme.
Sınırlarını zorla.

Ve mümkünse…
Batma.

Comments

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir