Marti Technologies rekor 2. çeyrek açıkladı: %141 gelir büyümesi, %77 brüt marj ve İstanbul dışına kayan büyüme — Türk mobilite süper uygulaması kârlılığa dört yılda ulaştı

Türk kökenli mobilite şirketi Marti Technologies (NYSE American: MRT), 2026 yılı ikinci çeyrek sonuçlarını açıkladı ve rakamlar şirketin şimdiye kadarki en güçlü çeyreği oldu. Şirketin Başkanı Cankut Durgun, Radius Research’e verdiği röportajda rakamları ve büyümenin arkasındaki dinamikleri detaylandırdı.

Çeyrek rakamları

  • İkinci çeyrek gelir: 20 milyon dolar, yıllık bazda yaklaşık %140 artış
  • İlk yarı toplam gelir: 35.4 milyon dolar, yıllık %147 artış
  • İlk kez pozitif düzeltilmiş FAVÖK (adjusted EBITDA): 2.9 milyon dolar — yıllık bazda 5.3 milyon dolarlık iyileşme, hedeflenenden önce gerçekleşti
  • Brüt kâr marjı: %77 — bir çeyrek önce %72, bir yıl önce %57’ydi
  • Yıllık gelir beklentisi 70–85 milyon dolara, düzeltilmiş FAVÖK beklentisi 1–7 milyon dolara yükseltildi

Durgun, şirketin dört yıllık yolculuğunun ardından bu büyüme oranlarının talebin yapısal olduğunu gösterdiğini söylüyor.

%77 brüt marj nasıl açıklanıyor?

Uluslararası mobilite süper uygulamaları, kendi pazarlarında lider konumda olsalar bile genellikle %40-45 brüt marjla çalışıyor — üstelik çok daha büyük ölçekte. Marti’nin bu ölçekte %77’ye ulaşmasının iki temel nedeni var:

  • Düşük işçilik maliyeti: Sürücü onboarding, çağrı merkezi ve müşteri hizmetleri gibi değişken maliyetler Türkiye’de birçok diğer ride-hailing pazarına göre daha düşük.
  • Düşük sigorta maliyetleri: Diğer pazarlarda sigorta giderleri marjları çift haneli yüzdelerle eritebiliyor; Türkiye’deki sigorta sektörü yapısı bu maliyeti büyük ölçüde düşürüyor.

Büyümenin kaynağı: İstanbul dışı şehirler

Marti, hizmetine İstanbul’da başladı — Avrupa’nın en kalabalık şehri. Ancak Durgun’a göre asıl çarpıcı büyüme artık İstanbul dışındaki şehirlerden geliyor:

  • İkinci dalga şehirler (Ankara, İzmir, Antalya) İstanbul’dan daha hızlı büyüyor.
  • Üçüncü dalga (Bursa, Kocaeli, Manisa gibi 16 şehir, yaklaşık 1.5 yıl önce lansmanı yapıldı) ikinci dalgadan bile daha hızlı büyüyor.
  • Bu ivme, şirketin 2–3 hafta önce duyurduğu 10 yeni şehir lansmanının gerekçesi oldu.

Durgun, İstanbul dışı şehirlerin yolculuk payının artık %50’nin altına düştüğünü, uzun vadede İstanbul’un toplam iş hacminin yaklaşık üçte birine, diğer şehirlerin ise üçte ikisine denk geleceğini öngördüklerini belirtiyor.

FAVÖK’te dönüşün arkasında AI var

Sabit giderler yıllık sadece %35 artarken (5.5 milyon dolardan 7.4 milyon dolara), gelir %140 büyüdü. Durgun bunun büyük kısmını yapay zeka kullanımına bağlıyor:

  • Dinamik fiyatlandırma motoru — arz-talep dengesini gerçek zamanlı ayarlıyor, tamamen AI odaklı
  • Eşleştirme algoritması — yolculuk taleplerini gruplandırıp tamamlanma oranını artırıyor
  • Müşteri hizmetleri — ilk katman AI yanıtları, ekip büyümeden hatta küçülerek daha fazla talebi karşılıyor
  • Pazarlama — yaratıcı içerik üretiminde şehir ve kullanıcı bazında yüzlerce varyasyon AI ile üretiliyor, sonuçlar yine AI ile optimize ediliyor

Rekabet avantajı: tek ölçekli oyuncu olmak

Durgun, Türkiye’deki ride-hailing pazarını üç segmente ayırıyor: araba çağırma, motosiklet çağırma (Türkiye’de fiyat avantajı ve trafik yoğunluğu nedeniyle büyük bir segment) ve taksi çağırma. Taksi hariç, Marti bu segmentlerde “tek ölçekli oyuncu” konumunda — bu da hem hızlı büyümeyi hem de sermaye açısından verimli bir büyümeyi mümkün kılıyor. Küresel ride-hailing şirketlerinin erken dönemde devasa zararlarla büyümesinin nedeni rekabetçi pazarlardı; Marti’nin rakipsiz konumu, sürücü/kullanıcı teşviklerine büyük harcama yapmadan kârlılığa çok daha erken ulaşmasını sağlıyor.

Pazar büyüklüğü iddiası

Durgun, Türkiye’deki ride-hailing pazarının olgunluk açısından uluslararası pazarların 2015 öncesi dönemine benzediğini söylüyor. Şirketin bu yılki 85 milyon dolarlık gelir hedefine karşılık, nihai pazar büyüklüğünün 3 milyar dolar+ olacağını öngördüklerini belirtiyor — bu da mevcut rehberliğin 30-40 katı büyüklüğünde bir pazar demek. Teslimat ve finansal hizmetler gibi ek katmanların da bu tabana ekleneceğini vurguluyor; şirketin uygulamasında zaten kapalı devre bir cüzdan ve P2P transfer altyapısı bulunuyor, bunun açık devre bir yapıya (merchant entegrasyonlarıyla) dönüştürülmesi planlanıyor.

Sonuç

Marti Technologies’in hikâyesi birkaç açıdan dikkat çekici: dört yıl gibi kısa bir sürede kârlılığa ulaşmış bir mobilite şirketi, %77 gibi sektör ortalamasının çok üzerinde bir brüt marj, ve büyümenin büyük kısmının artık İstanbul dışındaki — çoğu insanın adını bile duymadığı — Türk şehirlerinden gelmesi. Şirketin CEO’su Cankut Durgun’un altını çizdiği gibi, ekip genç ve pazarın hâlâ çok erken bir aşamada olduğu iddiası, önümüzdeki yıllarda izlenmeye değer bir Türk teknoloji hikâyesi olduğunu gösteriyor.

Comments

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir