“50 Qubit Simülasyonu” Gerçekten Ne Anlama Geliyor?

Avrupa’dan Yeni Bir Dönüm Noktası

Geçtiğimiz günlerde yayımlanan bir araştırma, JUPITER adlı Avrupa’nın ilk exascale süper bilgisayarında gerçekleştirilen bir simülasyonu duyurdu: 50 kubit (qubit) evrensel kuantum bilgisayarının tam simülasyonu.
Araştırmanın başlığı: “JUQCS‑50: Universal Quantum Simulation of 50 Qubits on Europe’s First Exascale Supercomputer Harnessing Its Heterogeneous CPU-GPU Architecture”.

Ama Aslında Ne Oldu?

  • Ekip, klasik bilgisayar mimarisi (çok sayıda CPU + GPU birleşimi) üzerinde kuantum bilgisayar simülasyonu yaptı. Yani gerçek kuantum donanımı değil, klasik donanımda kuantum bilgisayar gibi davranan bir simülasyon.
  • Simülasyonun “50 kubit” olması, gerçek bir kuantum bilgisayarın hatasız ve tam ölçekli çalıştığı anlamına gelmiyor. Daha çok, şu anda fiziki olarak ulaşılması güç bir büyüklükteki kuantum bilgisayar davranışlarının klasik donanımda modellenebilmesi demek.
  • Bu simülasyonun yapılabilmesi için devasa miktarda bellek, paralel işlemci kaynağı ve optimize edilmiş algoritmalar kullanıldı. Örneğin: “2 petabayt” civarı bellek kullanımı gerektiği ifade edildi.

Neden Önemli?

  • Kuantum algoritmaları üzerinde deney yapabilmek için henüz yeterince güçlü hatasız kuantum bilgisayarlar yok. Simülasyonlar, araştırmacıların gerçek kuantum donanımı gelmeden önce algoritmalarını geliştirmesine ve test etmesine imkân tanıyor.
  • Ayrıca klasik süperbilgisayarlarla kuantum benzeri davranışları modellemek, kuantum üstünlüğü (quantum advantage) iddialarını ve “ne zaman klasik bilgisayarları aşacağız?” sorusunu anlamak için iyi bir gösterge.
  • Avrupa açısından bakıldığında, bu tür bir başarı, bölgesel kuantum araştırmaları ve yüksek performanslı bilgi işlem altyapılarının birleşiminde elde edildiği için stratejik öneme sahip.

Kuantum Güvenliği ve “Bitcoin Kamu Anahtarı Kırma” Bağlamında Ne Anlama Geliyor?

Kısa cevap: Bu simülasyon gelişmesi, bitcoin adreslerini kırmak için kullanılan kuantum bilgisayarların yakın zamanda yaygınlaşacağı anlamına gelmiyor.

Arka plan

  • Bitcoin’ın güvenliği büyük ölçüde ECC (Eliptik Eğri Kriptografisi) üzerinden sağlanıyor. Bu yapıyı kırabilmek için geniş ölçekli, hatasız bir kuantum bilgisayar gerek — ve bu da hâlâ uzak.
  • Yukarıdaki “50 kubit” simülasyonu aslında klasik donanımda yapılmış bir modelleme. Gerçek bir 50 kubitlik kuantum bilgisayar değil. Ayrıca, Bitcoin anahtarlarını kırmak için gereken kuantum sistemlerinin ölçeği çok daha büyük (binlerce mantıksal qubit ve milyonlarla hatta milyarlarla fiziksel qubit) olarak tahmin ediliyor.

Bu yeni simülasyon ne demek?

  • Bu “50 kubit evrensel simülasyon” bir ilerleme ama güvenlik açısından kritik bir eşik değil. Yani “Bitcoin artık kırılabilir” demek için erken.
  • Ancak bu: “Kuantum algoritmaları, kuantum donanımı ve klasik-spiralyen hibrit yöntemler giderek ilerliyor” demek — bu da kuantum güvenliği hususunun şimdiden göz önünde tutulması gerektiğini gösteriyor.

Dikkat Edilmesi Gereken Hususlar

Dolayısıyla “50 kubit simüle edildi” gelişmesi cesaret verici fakat “bitcoin anahtarları için kuantum tehdidi hemen” anlamına gelmez.

“Kubit sayısı” tek başına yeterli değil. Önemli olan: mantıksal qubit sayısı, hata düzeltme kapasitesi, hatasız çalışma süresi (coherence time), bağlantı topolojisi vb.

Simülasyon ile gerçek donanım arasındaki fark büyük. Simülasyonda klasik donanım üstünde “kuantum durumu” taklit edilirken, gerçek kuantum bilgisayarda gerçek fiziksel süreçler (örneğin süperpozisyon, dolanıklık) ve hata düzeltme devreleri yürütülür.

Comments

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir