Çin, otomotiv endüstrisinde yeni bir devrim başlatıyor: “karanlık fabrikalar.” Bu terim kulağa ürkütücü gelse de, aslında tamamen otomasyona dayalı ve ışığa ihtiyaç duymadan çalışabilen üretim tesislerini ifade ediyor.
Bu dönüşümün öncüsü, Çinli otomotiv devi Geely’nin 2021’de kurduğu premium elektrikli araç markası Zeekr.
Sadece birkaç yıl içinde Zeekr, Tesla’nın on yıla yakın sürede ulaştığı üretim seviyelerine erişti. Bu durum, ABD’nin otomotiv üssü Detroit’te endişeyle takip ediliyor.
800 Robot, 300 Bin Araç
Zeekr’in Ningbo’daki amiral gemisi fabrikasında 800’den fazla robot kusursuz bir uyum içinde kaynak yapıyor, montaj gerçekleştiriyor ve araçları hazırlıyor.
İnsan işçiler hâlâ kablolama ve bakım gibi işlerde devrede olsa da fabrikanın büyük bölümü tamamen bağımsız çalışıyor. Bu sistemle tesis, günde ortalama 800, yılda ise yaklaşık 300 bin elektrikli araç üretebiliyor.
Bu düzeydeki otomasyon, Çin’in küresel elektrikli araç pazarında liderliği ele geçirme hedefinin somut bir göstergesi. 2015’ten bu yana ülkedeki endüstriyel robot kullanımı yedi kat artmış durumda.
Zeekr Başkan Yardımcısı Zhao Chunlin, “Hedefimiz neredeyse tamamen ışık kapalı üretim. Her yeni modelle robotların sınırlarını daha da zorluyoruz,” diyor.
Robotlar İnsanları Zorluyor
Çin’in robot atılımı yalnızca otomobillerle sınırlı değil. Kısa süre önce tanıtılan insansı bir robot, saniyede 275 trilyon işlem yapabiliyor — bu da ortalama bir insandan daha hızlı bir performans anlamına geliyor.
Sonuç sadece hız değil: Robotlar aynı zamanda daha düşük maliyetle yüksek kalite sunuyor.
Bu noktada Ford CEO’su Jim Farley, Çinli elektrikli araçların maliyet ve işçilik kalitesinin Batılı üreticileri geçtiğini kabul etti.
Detroit’in Karşısındaki Tehdit
Bugün küresel pazarda hız, fiyat ve yenilikçilik belirleyici. Zeekr ve benzeri Çinli markalar yeni standartlar koyarken, Detroit’in devleri Ford, GM ve Stellantis küçülen pazar payı, artan maliyetler ve eskimiş fabrika modelleriyle mücadele ediyor.
Çin’in avantajı ise yalnızca fabrikalarla sınırlı değil. Ülkede batarya üreticilerinden yapay zekâ yazılım sağlayıcılarına kadar 600 binden fazla şirket aynı ekosistemde entegre bir şekilde çalışıyor.
Zeekr’in “karanlık fabrikaları” bu ekosistemin sembolü hâline gelmiş durumda. Eğer Detroit köklü bir dönüşüm başlatmazsa, asıl karanlık ABD otomotiv endüstrisinin üzerine çökecek.
Ve bu gidişle, Çinli elektrikli araçların Amerikan pazarına girişi “beklenenden çok daha erken” gerçekleşebilir.
Peki Ya Türkiye?
Çin ve ABD arasındaki bu rekabet tüm dünyada dengeleri değiştirirken, Türkiye’nin milli otomobili TOGG da bu yarışta kendine yer edinmeye çalışıyor. Ancak Zeekr gibi markaların “karanlık fabrika” düzeyindeki otomasyon gücü dikkate alındığında, Türkiye’nin de yalnızca otomobil üretmekle yetinmeyip, üretim teknolojileri ve tedarik zinciri entegrasyonunda da büyük yatırımlar yapması şart görünüyor.
Bir yanıt yazın