Bloomberg’in 14 Ağustos’ta duyurduğu ABD hükümetinin, çip devi Intel’de (NASDAQ: INTC) hisse almayı değerlendirdiği haberleri, Intel hisselerinin %7’den fazla yükselmesine neden oldu ve sektörde geniş yankı uyandırdı.
Haberin Kökeni ve Gelişmeler
Bloomberg’in kaynaklarına göre, Trump yönetimi, Intel’in ABD’deki çip üretim kapasitesini artırmak, özellikle Ohio’daki 28 milyar dolarlık fabrika projesini desteklemek amacıyla şirkette hisse almayı değerlendiriyor. Bu görüşmeler, Intel CEO’su Lip-Bu Tan ile Başkan Donald Trump arasında 11 Ağustos’ta gerçekleşen “ilginç ve yapıcı” bir toplantının ardından başladı. Toplantı, Trump’ın daha önce Tan’ın Çin’le bağlantılı yatırımları nedeniyle istifasını talep etmesinin ardından geldi ve bu dramatik politika değişikliği dikkat çekti.
Intel, 2022’de onaylanan CHIPS and Science Act kapsamında zaten 7.86 milyar dolarlık doğrudan fon ve 11 milyar dolarlık federal kredi almıştı. Ancak, Ohio’daki fabrikanın tamamlanma tarihi 2030’a ertelenmiş durumda, bu da finansal ve teknik zorlukları gözler önüne seriyor. Hükümetin hisse alımı, bu projeyi hızlandırmak ve Intel’in mali yapısını güçlendirmek için bir “can simidi” olarak görülüyor.
Neden Bu Kadar Önemli?
Bu potansiyel anlaşma, ABD’nin yarı iletken endüstrisindeki liderliğini yeniden kazanma çabasının bir parçası. Intel, ABD topraklarında en gelişmiş çipleri üretebilen tek şirket olarak stratejik bir öneme sahip. Ancak, son yıllarda Nvidia ve AMD gibi rakipler karşısında pazar payı kaybetti ve yapay zeka çip pazarında geride kaldı. Hükümetin doğrudan hisse alımı, Intel’in finansal istikrarını artırarak ulusal güvenlik ve ekonomik bağımsızlık hedeflerini destekleyebilir.
X platformunda, @WallStDiaries gibi hesaplar, bu haberin Intel’in Ohio’daki fabrika merkezini güçlendirebileceğini ve hisselerin %8.9’a kadar yükseldiğini vurguladı. Ayrıca, @borsagundem, New York borsasının son işlem gününde Intel hisselerinin %2’nin üzerinde artış gösterdiğini belirtti.
Kazananlar ve Kaybedenler
- Intel (Kazanan): Hükümetin hisse alımı, Intel’e finansal destek sağlayarak üretim kapasitesini artırma ve müşteri güvenini kazanma şansı verebilir. Şirketin CHIPS Act kapsamında aldığı 7.86 milyar dolarlık fon ve %25’lik yatırım vergi kredisi de bu avantajı güçlendiriyor.
- ABD Çip Endüstrisi (Kazanan): Bu hamle, ABD’nin çip üretiminde dışa bağımlılığı azaltma hedefini destekliyor. Intel’in Ohio, Arizona, New Mexico ve Oregon’daki yatırımları, on binlerce yeni iş yaratma potansiyeline sahip.
- Nvidia ve AMD (Nispeten Kaybeden): Her iki şirket de Çin’e yapılan ileri teknoloji çip satışlarından elde edilen gelirin %15’ini ABD hükümetine ödemeyi kabul etti. Bu, kâr marjlarını etkileyebilir ve Intel’in hükümet desteğiyle avantaj elde etmesi, rekabet dengesini değiştirebilir.
- Uluslararası Üreticiler: TSMC ve Samsung gibi şirketler de CHIPS Act fonlarından yararlanıyor, ancak Intel’in ABD merkezli bir şirket olarak hükümetten daha fazla destek alması, uluslararası rakiplerini dezavantajlı konuma düşürebilir.
Tartışmalar ve Riskler
Analistler, hükümet desteğinin Intel için “oyun değiştirici” olabileceğini, ancak temel rekabet sorunlarını çözmeyebileceğini belirtiyor. Intel’in 18A üretim sürecinde kalite sorunları yaşadığı ve TSMC’ye bağımlılığının devam ettiği biliniyor. Bernstein analistleri, “Sağlam bir süreç yol haritası olmadan bu, milyarlarca doların boşa harcanması anlamına gelebilir” diyerek uyarıda bulundu.
Ayrıca, Trump’ın CHIPS Act’a yönelik önceki eleştirileri, bu hamlenin siyasi bir manevra olarak algılanmasına neden oluyor. Trump, daha önce bu yasayı “berbat” olarak nitelendirmiş ve şirketlerin teşviklere değil, tarifelere ihtiyaç duyduğunu savunmuştu. Bu çelişki, kararın uzun vadeli etkileri üzerine soru işaretleri yaratıyor.
Geleceğe Bakış
ABD hükümetinin Intel’de hisse alması, Amerikan çip endüstrisini güçlendirme yolunda cesur bir adım olabilir. Ancak, bu hamlenin başarısı, Intel’in teknolojik liderliğini yeniden kazanma yeteneğine ve hükümetin stratejik desteğini etkili bir şekilde kullanmasına bağlı. Yapay zeka ve kuantum bilişim gibi alanlarda artan rekabet, Intel’in bu desteği nasıl değerlendireceğini kritik hale getiriyor.
Bu gelişme, teknoloji dünyasında sadece Intel için değil, aynı zamanda küresel çip endüstrisi için de bir dönüm noktası olabilir. Önümüzdeki haftalarda, bu görüşmelerin sonuçları ve detayları, sektörün geleceğini şekillendirecek.
Bir yanıt yazın