Türkiye’den çıkıp dünya teknoloji sahnesinin en kritik koltuklarından birine oturmak kolay değil. Bunu Google gibi bir şirkette, üstelik şirketin geleceğini belirleyecek yapay zekâ yarışının tam ortasında yapmak ise çok daha zor.
Koray Kavukcuoğlu bugün Google DeepMind’ın Senior Vice President’ı ve Google’ın Chief AI Architect’i. Ağustos 2026’daki yönetim değişikliğinin ardından Demis Hassabis günlük operasyonel sorumluluklarının önemli bölümünü devrederken Kavukcuoğlu; Gemini modellerinin geliştirilmesi, frontier AI araştırmaları, Gemini uygulaması ve geliştirici ekipleri dahil Google’ın yapay zekâ çalışmalarının çok büyük bir bölümünün başına geçti. Sundar Pichai’ye doğrudan raporluyor.
Bu, yalnızca prestijli bir unvan değil. Google açısından belki de şirket tarihindeki en kritik dönemlerden birinde verilen devasa bir sorumluluk.
Roketsan’dan DeepMind’ın başına
Kavukcuoğlu’nun hikâyesi klasik bir Silikon Vadisi hikâyesi değil.
ODTÜ Havacılık ve Uzay Mühendisliği mezunu. Kariyerinin ilk yıllarında Roketsan’da Ar-Ge mühendisi olarak çalıştı. 2000’lerin başında eşinin Rutgers Üniversitesi’ndeki doktorası nedeniyle ABD’ye gittiğinde, New York Üniversitesi’nde bilgisayar bilimi yüksek lisansına başladı.
Burada Yann LeCun’un makine öğrenmesi dersleriyle tanışması kariyerinin yönünü değiştirdi. 2005’te LeCun’un doktora öğrencisi oldu ve 2010’da bilgisayar bilimi doktorasını tamamladı.
Bir süre NEC Laboratories America’da araştırmacı olarak çalıştıktan sonra, 2012’de henüz küçük bir Londra girişimi olan DeepMind’a katıldı. Google’ın DeepMind’ı satın alması ise bundan iki yıl sonra gerçekleşecekti.
DeepMind’daki 13 yılı boyunca araştırmacılıktan araştırma direktörlüğüne, VP of Research pozisyonuna, CTO’luğa ve nihayet bugünkü görevine kadar yükseldi.
Google’ın kendi anlatımına göre DeepMind’ın deep learning ekibini kurdu; ekibi DQN ve WaveNet gibi alanın önemli çalışmalarında rol oynadı.
Bugün Google’ın milyarlarca insana ulaşan ürünlerinin arkasındaki Gemini ailesi doğrudan onun sorumluluk alanında. Gemini’nin yeni nesilleri ve Google’ın AI ürünleri söz konusu olduğunda, Kavukcuoğlu artık araştırma tarafındaki önemli isimlerden biri değil; doğrudan karar verici çekirdeğin parçası.
Google’ın “AI fixer”ı
Kavukcuoğlu’nun yükselişinde yalnızca teknik yeteneğinin değil, büyük organizasyonları yönetebilmesinin de önemli payı var.
The Information’ın yakın tarihli kapsamlı profiline göre Sergey Brin’in AI tarafında bir şeyin yapılması gerektiğinde doğrudan mesaj attığı isimlerden biri Kavukcuoğlu.
Aynı haberde eski ve mevcut çalışanlar onu Gemini etrafındaki farklı araştırma ve mühendislik ekiplerini bir araya getiren, bütçe ve kaynak çatışmalarını çözen, organizasyon içindeki sürtüşmeleri yönetebilen bir isim olarak anlatıyor.
Bu yetenek özellikle Google Brain ile DeepMind’ın birleşmesi ve Gemini programının oluşturulması sırasında önemli hale geldi.
Gemini yalnızca yeni bir model geliştirme projesi değildi. Google gibi devasa bir organizasyonda birbirinden farklı ekipleri aynı hedef altında toplama operasyonuydu. Kavukcuoğlu bu sürecin program liderlerinden biriydi.
Bugünkü görevi daha da geniş.
Google artık mümkün olduğunca ortak bir Gemini altyapısını Search’ten Cloud’a, geliştirici ürünlerinden tüketici uygulamalarına kadar bütün şirket genelinde kullanmaya çalışıyor. Kavukcuoğlu bu entegrasyonun merkezindeki isimlerden biri.
Jessica Lessin karşısında ilk büyük sınavlardan biri
Bu hafta San Francisco’daki The Information AI Agenda Live etkinliğinde Kavukcuoğlu, The Information’ın kurucusu Jessica Lessin’le yeni görevindeki ilk canlı röportajlarından birine çıktı.
Söyleşi rahat bir şirket tanıtımı formatında değildi.
Lessin; Google’ın frontier AI yarışındaki konumundan Gemini 4’e, güvenlik konusundan yeni model mimarilerine ve TPU avantajına kadar Kavukcuoğlu’nu oldukça doğrudan sorularla zorladı.
İngilizcede buna güzel bir kelime var: biraz grill edildi.
Kavukcuoğlu ise Google’ın hâlâ frontier’da olduğunu savundu, yeni Gemini modellerine dair mesajlar verdi ve AI geliştirmede genel bir yavaşlama yerine güvenliğin geliştirme süreciyle eş zamanlı ilerlemesi gerektiğini anlattı.
Bu tür sorgulamalar aslında bulunduğu koltuğun doğal sonucu.
Kavukcuoğlu artık yalnızca çok iyi bir araştırmacı değil; dünyanın en büyük şirketlerinden birinin, muhtemelen önümüzdeki on yılını belirleyecek teknoloji stratejisinin yüzlerinden biri.
Silikon Vadisi’nin güç dengeleri de acımasız.
Bir yanda OpenAI, Anthropic ve Meta gibi rakipler; diğer tarafta Google’ın kendi devasa organizasyonu, ürün ekipleri ve iç rekabeti var.
The Information, Meta’nın Kavukcuoğlu’nu transfer etmeye çalıştığını da daha önce bildirmişti.
Dolayısıyla bundan sonraki başarı, iyi model üretmek kadar politik ve kurumsal anlamda dev bir organizasyonu aynı yönde hareket ettirebilmesine bağlı olacak.
Türk olması nedeniyle farklı beklentiler ve dışarıdan farklı okumalarla karşılaşması da kaçınılmaz. Ancak bunu etnik ya da kapalı güç grupları üzerinden açıklamak yerine, Silikon Vadisi’nin zaten son derece sert, rekabetçi ve politik yapısının içinde değerlendirmek daha sağlıklı.
Umarız uzun soluklu olur.
Türkiye açısından neden önemli?
Türkiye’nin dünya çapında başarılı mühendisleri elbette yeni değil.
Ancak Kavukcuoğlu’nun pozisyonu farklı bir ölçekte.
Bugün yapay zekâ alanında verilecek birkaç teknik karar — hangi mimarilerin kullanılacağı, agent’ların nasıl çalışacağı, modellerin hangi ürünlere nasıl entegre edileceği — birkaç yıl içinde milyarlarca insanın bilgisayarla etkileşim biçimini değiştirebilir.
Bu kararların verildiği masanın başında Türkiye’de yetişmiş bir mühendisin olması küçümsenecek bir şey değil.
Asıl ilginç soru ise bunun Türkiye teknoloji ekosistemine ne kadar yansıyacağı.
Silikon Vadisi tarihinde başarılı diaspora yöneticilerinin kendi ülkelerindeki girişimcilerle, araştırmacılarla ve mühendislerle daha güçlü bağlar kurmasının önemli örnekleri var.
Bunun illa doğrudan yatırım şeklinde olması gerekmiyor.
Bir mühendis işe alınabilir.
Bir araştırma grubu Google’ın radarına girebilir.
Bir startup’la ortaklık kurulabilir.
Ya da küçük ama çok güçlü bir ekip satın alınarak daha büyük bir organizasyonun parçası haline gelebilir.
Türkiye tarafında da artık bunun için yeterli teknik üretim var.
fal.ai gibi büyük ekipler, WebBrain gibi küçük ekipler
Örneğin Türk kurucular Burkay Gür ve Görkem Yurtseven tarafından kurulan fal.ai, generative media altyapısında dünyanın önde gelen AI şirketlerinden biri haline geldi.
Şirket hem teknik ürün kalitesi hem de yatırım büyüklüğü açısından artık “Türk startup” kategorisinin çok ötesinde, global AI altyapı yarışının içinde değerlendiriliyor.
Bunun diğer ucunda ise WebBrain gibi çok daha küçük, hatta çok sınırlı ekiple geliştirilen ama belirli bir probleme yoğunlaşan projeler var.
WebBrain açık kaynaklı bir browser agent geliştiriyor ve tarayıcı görevleri için özel olarak eğitilmiş küçük bir vision model üzerinde çalışıyor.
Bugün Google açısından browser agent’lar, computer use, Chrome entegrasyonu ve Gemini’nin web üzerinde doğrudan aksiyon alabilmesi giderek daha stratejik konular haline geliyor.
Bu yüzden insan ister istemez şu soruyu soruyor:
Kavukcuoğlu ileride görev alanını yalnızca Google içindeki ekipleri yönetmekle sınırlı tutmayıp, fal.ai gibi geniş bir Türk ekibini ya da WebBrain gibi küçük ama belirli bir alana odaklanmış bir ekibi satın alma veya bünyeye katma yoluyla genişletir mi?
Bugün böyle bir satın almaya dair bilinen herhangi bir bilgi yok.
Dolayısıyla bunu bir beklenti ya da söylenti gibi değil, stratejik bir soru olarak görmek gerekir.
Ancak Google’ın AI yarışındaki konumu düşünüldüğünde, startup satın almalarının, acqui-hire’ların ve küçük teknik ekiplerle daha yakın işbirliklerinin önümüzdeki yıllarda Kavukcuoğlu’nun alanına girmesi şaşırtıcı olmaz.
Bunun Türkiye açısından önemi ise sadece para değil.
Böyle bir satın alma, işbirliği ya da yetenek transferi Türkiye’deki girişimciler için güçlü bir sinyal yaratabilir.
Silikon Vadisi’nde network etkisi yalnızca yatırımcıdan yatırımcıya çalışmıyor. Bir ülkenin insanları belirli şirketlerde karar verici seviyeye çıktıkça, o ülkedeki mühendislerin ve girişimcilerin görünürlüğü de doğal olarak artabiliyor.
Bir kişinin başarısı ekosisteme dönüşebilir mi?
Asıl mesele de bu.
Koray Kavukcuoğlu’nun Google’daki yükselişi tek başına önemli bir başarı.
Fakat Türkiye açısından çok daha değerli olan şey, bunun tekil bir kariyer hikâyesi olarak kalmaması.
Türkiye’nin yıllardır yaşadığı en büyük sorunlardan biri kaliteli teknik insan üretmesine rağmen bu insanların oluşturduğu global network’ü kalıcı bir teknoloji ekosistemine dönüştürmekte zorlanması.
Başarılı insanlar çıkıyor.
Dünyanın en iyi üniversitelerine gidiyorlar.
Google, Meta, Microsoft, OpenAI gibi şirketlerde önemli pozisyonlara geliyorlar.
Ama bunların Türkiye’ye geri akan network, know-how, yatırım, şirket satın alımı ve insan kaynağı etkisi çoğu zaman olması gerekenden daha zayıf kalıyor.
Kavukcuoğlu’nun hikâyesini ilginç yapan noktalardan biri bu olabilir.
Artık konu yalnızca Google’da çalışan başarılı bir Türk mühendisi değil.
Google’ın AI stratejisinde gerçek karar gücü olan bir yöneticiden bahsediyoruz.
Bu güç zaman içinde Türk mühendislerin, araştırmacıların ve girişimcilerin daha fazla görünmesine küçük de olsa katkıda bulunursa, Kavukcuoğlu’nun başarı hikâyesi kişisel olmaktan çıkıp ekosistemsel bir hikâyeye dönüşebilir.
Roketsan’dan Google AI’ın zirvesine
Koray Kavukcuoğlu’nun hikâyesini yalnızca “Google’daki Türk” şeklinde milliyetçi bir başarı öyküsüne indirgemek de haksızlık olur.
Arkasında yirmi yılı aşkın araştırma, mühendislik ve organizasyon tecrübesi var.
Roketsan’da başlayan bir kariyer.
Yann LeCun’un laboratuvarı.
Henüz küçük bir startupken DeepMind.
DeepMind’ın Google tarafından satın alınması.
Google Brain ile DeepMind’ın birleşmesi.
Gemini’nin ortaya çıkışı.
Ve bugün dünyanın en büyük teknoloji şirketlerinden birinin yapay zekâ çalışmalarının merkezindeki koltuklardan biri.
Bütün bunların tesadüfle açıklanamayacağı açık.
Ama Türkiye açısından gurur duyulacak tarafını da görmezden gelmenin anlamı yok.
Dün The Information sahnesinde Jessica Lessin’in karşısında oturan kişi yalnızca Google’ın bir üst düzey yöneticisi değildi.
Aynı zamanda Ankara’da mühendislik okumuş, kariyerine Roketsan’da başlamış ve dünyanın en kritik teknoloji yarışlarından birinin merkezine kadar çıkmış bir Türk mühendisti.
Şimdi önündeki sınav belki de kariyerinin en zoru.
Google’ın AI yarışındaki pozisyonunu korumak, Gemini’yi bütün şirket geneline yaymak ve aynı anda Silikon Vadisi’nin son derece sert kurumsal ve rekabetçi ortamında ayakta kalmak.
Umarız uzun soluklu olur.
Ve daha önemlisi:
Umarız Türkiye’nin Silikon Vadisi’ndeki son büyük başarı hikâyesi olmaz.

Bir yanıt yazın