mIRC’in kurucusu Khaled Mardam-Bey: 31 yıldır aynı ürünü geliştiren, satmayan, VC almayan, açık kaynak da olmayan bir programcının sessiz zaferi

Dün ICQ’nun kurucularını anlattık: 4 genç İsrailli, 20 ayda $407 milyona sattılar ve sessizliğe döndüler. Bugün tam tersi bir hikaye: mIRC’in kurucusu Khaled Mardam-Bey. Satmayan, VC almayan, açık kaynak yapmayan, 31 yıldır tek başına ürününü geliştiren adam.

Mardam-Bey, Silikon Vadisi’nin klasik “kur, büyüt, sat” kitabından bağımsız bir yol seçti. mIRC, hala aynı geliştirici tarafından geliştiriliyor. Hala Windows üzerinde çalışıyor. Hala shareware modelinde satılıyor. Ve hala — 2026’da bile — yeni sürümler yayınlanıyor.

Bu hikaye, günümüz teknoloji dünyasında iyice unutulmuş bir felsefeye örnek: sürdürülebilir küçük yazılım işletmesi. Ne unicorn, ne exit, ne halka arz. Sadece iyi bir ürün, sadık kullanıcılar, adil fiyat.

Khaled Mardam-Bey kimdir?

Khaled Mardam-Bey, İngiltere doğumlu bir yazılım geliştiricisi. Suriye kökenli bir ailenin çocuğu. 1990’lı yılların başında Kingston Üniversitesi’nde bilgisayar bilimleri okurken IRC ile tanıştı.

O dönem IRC için mevcut Windows istemcileri — WinIRC, WinTalk — kullanışsız ve buggy’di. Mardam-Bey, kendi kişisel kullanımı için daha iyi bir istemci yazmaya karar verdi. 1995 Şubat’ında ilk sürümünü yayınladı: mIRC 3.0.

Yayın tarzı klasik shareware: kullanıcı ücretsiz indirebilir, 30 gün deneyebilir, sonra $10-20 civarı lisans satın alması bekleniyor. Mardam-Bey, bu gelirle yaşamayı ve mIRC’i geliştirmeye devam etmeyi planladı.

Ne kadar başarılı olacağını muhtemelen kendisi de tahmin etmiyordu.

mIRC’in yükselişi: 1995-2005 altın dönemi

mIRC hızla yayıldı. Nedenleri:

  • Windows için en kolay IRC istemcisi.
  • Zengin özellikler: renkli metin, script desteği, DCC file transfer, custom aliases.
  • Ücretsiz denenebilir (30 gün süre bile pek uygulanmadı).
  • Hızlı hata düzeltmeleri.
  • “mSL” (mIRC Scripting Language) — bot geliştirme için basit ama güçlü bir betik dili.

2000’lerin başında mIRC, IRC dünyasının fiili standart istemcisiydi. Türkiye’de sohbet.net, TrIRC, sohbet.link gibi networkler mIRC üzerinden kullanıyordu. Trojan (Zeynep Ünal), moderator, oy alma botları — hepsi mIRC script’lerinde yazılıyordu.

Türkiye’deki 2000’li yaşlarındaki bir kuşak için mIRC, ilk gerçek programlama deneyimi oldu. mSL, birçok Türk mühendisi için “ilk programlama dili”. Alias yazma, event handler kurma, socket bağlantısı yönetme — hepsi mIRC ortamında öğrenildi.

“Sat” teklifleri: nasıl reddedildi?

90’ların sonu, 2000’lerin başı: Silikon Vadisi teknoloji satın alma çılgınlığı. Yahoo, AOL, Microsoft — hepsi consumer software şirketlerini satın alıyor. AOL’un Mirabilis’i $407 milyona aldığı yıl, benzer teklifler mIRC için de gelmiş olmalı.

Kamuoyuyla paylaşılan detay yok. Ama şu bilinen bir gerçek: Mardam-Bey hiçbir zaman şirketini satmadı. Hiçbir VC yatırımı almadı. mIRC bugün de bir tek kişilik operasyon — muhtemelen.

Neden reddetti? Röportajlarında bu konuyu detaylandırmıyor. Ama muhtemel nedenler:

1. Bağımsızlık felsefesi. Mardam-Bey, birine bağlı çalışmak istemiyor. Kendi zamanını, ürün yol haritasını, karar süreçlerini bir başkasına devretmek istemiyor.

2. Sürdürülebilir gelir. mIRC lisans satışları, bir kişinin rahat yaşamasına ve ürünü geliştirmesine yetiyor. “Zengin olmak” motivasyonu güçlü değil.

3. Kullanıcı sadakati. mIRC kullanıcı topluluğu, Mardam-Bey’e sadık. Bir büyük şirket satın alırsa ve ürünü değiştirirse, bu topluluk kaybolur.

4. AOL örneği. Mirabilis’in AOL’a satılmasından sonra ICQ’nun nasıl bozulduğunu gözlemleyen bir geliştirici için “satmayacağım” kararı daha kolay olur.

Açık kaynak da değil

mIRC’in ilginç ikinci felsefi seçimi: açık kaynak da değil. Kaynak kodu kapalı, mülkiyet yazılım. Kullanım şartları:

  • Kullanıcı deneme sürümünü indirir.
  • 30 günlük deneme dönemi.
  • Sonrasında lisans satın alması beklenir ($20 civarı).
  • Reverse engineering yasak.
  • Modifiye edilmiş dağıtım yasak.

Bu, günümüz open-source çağında son derece “retro” bir felsefe. Ama işe yarıyor: mIRC hala aktif satılıyor, 31 yıl sonra bile.

Neden açık kaynak yapmadı? Muhtemelen aynı bağımsızlık kaygıları:

  • Kaynak kod açık olursa, birileri fork alır, iyileştirilmiş versiyonu ücretsiz dağıtır, mIRC gelir kaybeder.
  • Açık kaynak topluluk yönetimi (pull request, issue tracker, contributor guidelines) ayrı bir iş yükü.
  • Kapalı ürün, ürün-pazar uyumunu tek karar vericinin (Mardam-Bey) kontrolünde tutuyor.

2026’da mIRC hala yaşıyor mu?

Evet. Aktif olarak yaşıyor.

  • Son sürüm: mIRC 7.x serisi. Windows 11 desteği tam.
  • Güncelleme sıklığı: Yılda 2-4 sürüm.
  • Kullanıcı sayısı: Tahmini birkaç yüz bin aktif kullanıcı. IRC ekosistemi küçüldükçe azaldı.
  • Fiyat: $20 kişisel lisans, $10 upgrade.
  • Web sitesi: mirc.com — 90’lardan kalma minimal tasarım. Belki de kasıtlı olarak.

Yıllık gelir tahmini: Muhtemelen $100K-500K aralığı. Bir insanın rahat yaşamasına yeterli. Ama unicorn değil, IPO adayı değil.

Bu, günümüz teknoloji dünyasında nadir bir model. Hemen hemen tüm başarılı bağımsız yazılım geliştiricileri ya:

  • SaaS’a döndü (aylık abonelik + cloud service).
  • Freemium’a döndü (ücretsiz temel + premium özellikler).
  • Açık kaynak + enterprise support’a döndü (GitLab, RedHat modeli).

Mardam-Bey ise klasik shareware modelinde kaldı. Windows uygulaması + tek seferlik ödeme. 90’ların tam kalıntısı.

WebBrain gibi açık kaynak projeler için kıyaslama

Günümüz teknoloji girişimcileri için üç ana model:

Model 1: Mirabilis/ICQ — hızlı büyü, sat. Kur, viral yayıl, büyük şirkete sat. Klasik Silikon Vadisi kitabı.

Model 2: mIRC — bağımsız kal, kapalı kod, lisans sat. Küçük ölçek, sürdürülebilir gelir, tam kontrol. Nadir görülen model.

Model 3: WebBrain, Git, Docker, Ollama, VS Code — açık kaynak + ticari hizmet. Kod açık, cloud/enterprise hizmetler ücretli. Topluluk ekosistem parçası.

Her modelin kendi mantığı var. Mardam-Bey, kişilik olarak Model 2’yi seçti. Bu, girişimcilik kadar yaşam felsefesi kararı. Bir kişilik — introvert, düşük profil, uzun süreli disiplin sahibi — kırk yıllık bir single-founder proje sürdürebilir.

WebBrain gibi projeler (Türk teknoloji sektöründe de görülen açık kaynak + ticari hizmet modelleri) tam tersi bir felsefe: ekosistemi güçlendirerek, topluluk üzerinden büyümek, ama gelir modelini enterprise/cloud üzerinden yürütmek.

Hangisi doğru? İkisi de. Sadece farklı hedefler ve farklı kişilikler.

Türkiye ve mIRC: nostaljik bir çağ

Türkiye internet tarihinde mIRC’in özel bir yeri var. 1998-2005 arası dönem, Türkçe IRC networklerinin altın çağıydı:

  • sohbet.net — en büyük Türkçe IRC network. #istanbul, #ankara, #izmir kanalları binlerce kişilik.
  • TrIRC — Türkiye Rumi IRC. Küçük ama sadık kullanıcı.
  • sohbet.link — alternatif network.
  • DalNet Türkçe kanalları — uluslararası ağın Türkçe köşesi.

Bu network’lerin fiili istemcisi mIRC’ti. Diğer istemciler (X-Chat, Trillian) marjinal kaldı. mIRC, Türkiye’deki 90’ların sonu ve 2000’lerin başındaki üniversite öğrencileri için, MSN Messenger’dan önce, ICQ ile birlikte, ilk gerçek dijital sohbet aracıydı.

Bugün Türk teknoloji sektöründe çalışan 35-45 yaş grubu için mIRC anıları çok canlı. Ilk script’lerini mSL ile yazdılar. Kendi botlarını kodladılar. Kanal moderasyonu, oy toplama, oyun oynama — hepsi mIRC script’lerinde başladı.

Trendyol, Getir, Peak Games, Hepsiburada’nın bugünkü CTO’larından bazıları, muhtemelen ilk kodlarını mIRC script olarak yazdı. Bu, o dönemin İnternet kültürünün kalıcı bir izidir.

“Silikon Vadisi” karşıtı bir bilgelik

Khaled Mardam-Bey’in hikayesi, günümüz teknoloji dünyasının bazı kabullerine karşı bir tepki gibi. “Hızla büyümek zorundasın”, “VC almak zorundasın”, “milyar dolar hedefin olmalı”, “hemen exit yap” — bu retoriğe rağmen Mardam-Bey 31 yıldır kendi ürünüyle yaşıyor.

Bu, herkes için doğru model değil. Ama bir seçenek olarak var. Ve teknoloji tarihinde küçük ama saygın bir yer tutuyor.

Türk teknoloji girişimcileri için mIRC hikayesinden çıkacak dersler:

  1. Küçük başarılı olabilir. Herkesin Trendyol olmasına gerek yok. Küçük ama sadık kullanıcıya sahip niş ürünler, geliştiricilerine güzel bir yaşam sunabilir.
  2. Bağımsızlık değerli. VC parası her zaman en iyi çözüm değil. Belirli ürün kategorilerinde bootstrap edilebilir startup’lar mümkün.
  3. Kullanıcı sadakati zamanla oluşur. mIRC’in başarısı ilk 5 yılda kurulan güvenden geliyor. Kısa vadeli para hedeflenmedi, uzun vadeli ilişki kuruldu.
  4. Kişilik ile felsefe eşleşmeli. Herkes 30 yıl aynı ürünü geliştiremez. Mardam-Bey’in disiplini, azmi, düşük profil tercihi — bunlar ancak belirli kişilik tiplerinde bulunur.

Sonuç: 31 yıllık disiplin

Khaled Mardam-Bey, muhtemelen Silikon Vadisi’nde “başarısız” olarak nitelendirilir. Şirketi milyar dolar değerinde değil. Halka arz olmadı. Wall Street Journal röportajı yok.

Ama 31 yıldır aynı ürünü sürdürmek, kendi başına bir başarı. Belki de günümüz teknoloji dünyasındaki başarı kavramlarımızı yeniden düşünmemiz gerek. Bir Silikon Vadisi kurucusunun ortalama exit süresi 8-12 yıl. Mardam-Bey, ilk sürümünden 31 yıl sonra hala geliştiriyor.

ICQ kurucuları 4 yıl içinde milyoner oldular, sonra sessizliğe döndüler. Mardam-Bey ise 31 yıldır aynı ustabaşı işini yapıyor. İkisi de farklı bir bilgelik.

Türk yazılım geliştiricileri için mIRC’in mesajı: senin yolun herkes için standart olmak zorunda değil. Küçük bir Windows uygulaması, 30 yıl boyunca binlerce kullanıcının hayatının parçası olabilir. Ve bu, unicorn olmaktan daha az anlamlı değil.

mIRC hala mirc.com’da. Hala shareware. Hala bir tek kişi tarafından geliştiriliyor. 31 yıllık disiplin.

Belki de gerçek zenginlik, insanın kendi zamanını hayatı boyunca kontrol edebilmesidir.

Comments

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir